Kendi adaletlerini sağlıyorlar: Gardiyanlar gitti, mahkumlar başa geçti

Bolivya’daki San Pedro Hapishanesi’nde gardiyan veya hücre bulunmuyor. Hapishanede bulunan mahkumlar ise büyük ölçüde kendi hallerine bırakılmış durumdalar ve kendi “konseylerini” oluşturarak cezaları kendileri belirliyorlar.

Yaklaşık 3.000 “tehlikeli” mahkumu barındıran hapishanede, bazı durumlarda suçluların aileleri de cezaevinde yaşıyor, çünkü eşlerinin ve çocuklarının içeride, sokaktan daha güvende olduğu söyleniyor.

2013 yılında cezaevinde 12 yaşındaki bir kız çocuğunun bir grup erkek tarafından cinsel saldırıya uğradığı ve hamile kaldığı bildirildi.

Tecavüzcülere ve çocuk tacizcilerine uygulanan en yaygın cezanın bıçaklama olduğu, acımasız bir “sıfır tolerans” politikasıyla muamele edildiği iddia ediliyor.

İNFAZLARIN YAPILDIĞI KORKUNÇ YÜZME HAVUZU

Yazar Rusty Young’a göre, bir cinsel suçlu hapishaneye geldiğinde bir linç çetesi oluşuyor ve onu koridora taşıyor. 

Suçlu bulunan kişiyi öldürmek için ise üç yöntem bulunuyor: Elektrik, bıçaklanmak veya dövülmek.

Bununla birlikte hapishanede, mahkumların suçluları boğmak gibi çeşitli infazlarda kullandığı korkunç bir yüzme havuzu da bulunuyor.

Rüşvet vererek hapishaneye giren Young, küçük çaplı bir uyuşturucu kaçakçısı olan İngiliz mahkum Thomas McFadden’ın hikayesini anlatan “Marching Powder” kitabını yayınlamadan önce dört ay boyunca orada yaşadı.

Bu aynı zamanda San Pedro’da kol gezen uyuşturucu kaçakçılığı işinin de kapağını araladı.

McFadden, sırt çantalı gezginlere hapishane turları düzenleyerek geçimini sağladı, ancak turistlerin de “hapishane fabrikasından” kokain satın aldığı ortaya çıkınca bunların hepsi yasaklandı.

DIŞARIDAN GELİP KALMAK İSTEYENLER BİLE VAR

Mahkumlar, hücrelerini satın alarak veya kiralayarak kalıyor ve her birine sıfırdan 5,5 yıldıza kadar puan veriyor.

Bir mahkumun oda satın almaya gücü yetmiyorsa, konum nedeniyle şehirdeki sıcaklıklar tehlikeli ölçüde düştüğü için ölüm riskiyle karşı karşıya kalıyor.

Dışarıdan diğer hapishanelere benzese de içerisi berber dükkanları, restoranlar, okullar, kiliseler ve birkaç küçük işletmeyle oldukça farklı durumda. Hücrelerde gardiyan veya metal parmaklık bulunmuyor ve mahkumlar, hapishane içinde çalışarak kendi hücrelerinin masraflarını ödemek zorunda kalıyor.

Mevcut işler arasında marangozluk, çamaşırhane hizmetleri ve ayakkabı boyama gibi seçenekler yer alıyor. Hatta seks işçilerinin de hapishanede yaşamak için içeridekilere rüşvet verdiklerine dair söylentiler bulunuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x